+(90) 541 454 93 87
·
avsinemsarihukukvedanismanlik@gmail.com
·
Pzt - Cum 09:00-17:00
Bize Danışın

Category

İçtihat Rehberi
Bir gözaltı sürecinde, başvurucu kolluk görevlileri tarafından şiddete maruz kaldığını ileri sürmüş ve konuyla ilgili şikâyette bulunmuştur. Ancak soruşturma makamları, başvurucunun tanık beyanlarını yeterince değerlendirmemiş, sağlık raporu alınmasına yönelik etkin adımlar atmamış ve başvurucunun ifadesiyle tanık/delil toplama bakımından objektif inceleme yapmamıştır. Anayasa Mahkemesi, Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan “kötü muamele yasağı” kapsamında usulî yükümlülüklerin...
Read More
Anayasa Mahkemesi, yalnızca örgüte yardım suçundan mahkûm olan Gülten Öztürk’ün açık ceza infaz kurumuna ayrılma talebini reddeden idari ve yargısal kararlarda “mensubu olduğu örgütten ayrılmadı” ve “örgüt üyesi olarak cezalandırıldı” gibi ifadelere yer verilmesini, masumiyet karinesinin ihlali olarak değerlendirdi. AYM, mahkûmiyet bulunmayan bir suç (örgüt üyeliği) yönünden kişiye suçluluk atfeden dil kullanımının, ceza yargılamasından sonraki...
Read More
Lise çağındaki otizm tanısı konulmuş bir öğrenci, 2012-2013 eğitim-öğretim yılı başında otizmli bireyler için açılan sınıfa kaydedilmiş; ancak sınıf öğretmeninin uzun süreli rapor alması üzerine sınıf geçici olarak kapatılmış ve öğrenci, bir rehberlik/uygulama okulundan alınarak bir özel rehabilitasyon merkezine yönlendirilmiştir. Bu merkezde verilen eğitimin gerek saat, gerek içerik açısından yetersiz olduğu, öğrencinin durumunda gerilemeye yol...
Read More
Bir velayet davasında, çocuğun bakım ve eğitim ortamının hangi ebeveyn yanında daha uygun sağlanacağı değerlendirilmiş ve mahkeme kararında “çocuğun üstün yararı” ilkesine uygun hareket edilmediği gerekçesiyle hukuka aykırılık görülmüştür. Kararda, anne-babanın talepleri ya da boşanmadaki kusur durumu yerine öncelikle çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacı gözetilmelidir denilmiştir. Mahkeme, çocuk ile ilgili...
Read More
Başvurucu, 34 yıl süren bir hukuk davası neticesinde yürütmenin durdurulması kararı ve yargılamanın makul süre içinde sonuçlanmaması gerekçesiyle bireysel başvuruda bulunmuştur. Davanın olağan yargı sistemi içinde olağanüstü ölçüde uzaması, başvurucunun hakkaniyete uygun bir yargılama sürecine erişimini fiilen etkileyerek temel hak olan “makul sürede yargılanma” hakkının ihlalini gündeme getirmiştir. Anayasa Mahkemesi kararında, bu tür uzun süreli...
Read More
Anayasa Mahkemesi, işe iade talebi üzerine açılacak davalarda, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. maddesinin (15) fıkrasında yer alan “asıl işveren-alt işveren ilişkisinin varlığı hâlinde, arabulucu görüşmesinde işverenlerin birlikte katılması ve iradelerinin uygun olması gerekir” şeklindeki düzenlemenin, işçinin mahkemeye erişim hakkına ölçüsüz ve orantısız şekilde müdahale ettiğini tespit etmiştir. Kararda, işçiye asıl ve alt işvereni...
Read More
Bursa’da bir taksi şoförü E.Ö., polis kontrolü sırasında fenalaşmış; beyin kanaması geçirdiği sonradan anlaşılan başvurucu yaklaşık bir saatten fazla sokakta bekletilmiş, polis “uyuşturucu şüphesi” nedeniyle müdahaleyi geciktirmiş ve sağlık ekipleri geç çağrılmıştır. Bu sürecin sonucunda başvurucu hayatını kaybetmiştir. Anayasa Mahkemesi, kolluk birimlerinin gerekli özeni göstermediğini ve kamu görevlilerinin devlete düşen “yaşamı koruma” yükümlülüğünü yerine getirmediğini...
Read More
Başvurucu, bir hastanede uygulanan kas içi enjeksiyon sonrasında siyatik sinir hasarı oluştuğunu, bu nedenle sakat kaldığını ve kamu hizmetinin organizasyon eksikliğinden kaynaklanan kusur bulunduğunu ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi tıbbi bilirkişi raporuna dayanarak maddi tazminat talebini reddetmiş; Bölge İdare Mahkemesi ise yalnızca manevi tazminata hükmetmiştir. Anayasa Mahkemesi, sağlık hizmetinin sunumunda organizasyon ve uygulama koşullarının yeterince...
Read More
Başvurucu, infaz koruma memuru iken görevden çıkarılmıştır. Ceza yargılamasında verilen karar sonrasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilmiş olmasına rağmen, idari işlem bu gelişme dikkate alınmadan yapılmış ve idari yargı sürecinde mahkeme kararları başvurucunun esaslı itirazlarını gerekçeli olarak ele almamıştır. Anayasa Mahkemesi, mahkemelerin başvurucunun sonradan hukuki sonuç doğuran HAGB kararını dikkate almayarak iddianın karar...
Read More
Başvurucu, iki kişi tarafından darp edildiğini ve ölümle tehdit edildiğini ileri sürmüş; tanık beyanları bu tehditleri doğrulamıştır. Ancak savcılık soruşturmasında tanıkların yeniden dinlenmemesi, olaya ilişkin değerlendirme yapılmaması ve dosyanın yeterli araştırma yapılmadan kapatılması üzerine başvuru yapılmıştır. Anayasa Mahkemesi, devletin kişi güvenliğini koruma yükümlülüğü kapsamında tehdit iddialarının “ciddiyetle” ve “etkili şekilde” incelenmesi gerektiğini belirtmiş; somut olayda...
Read More
1 2 3